,

Pierre cassi damatlık ve gelinlik seçimi

pierrecassi-takimelbise-fiyatları

Pierre cassi damatlık ve gelinlik seçimi Gelinlik ve damatlığın tarihçesi.

Pierre cassi kısa alıntı giyim makalesi, öyle farklı yerlerde nikah kıydıranlar var ki. Gazetelerde okuyup televizyonlarda seyrediyoruz: Deniz altında yırtıcı köpek balıkları ile beraber dolaştığı derinliklerde, gökyüzünden paraşütle atlarken, bir dağın doruğunda …

Aklıma önce gelenler şunlar . Elbette bir de nikahın olmazsa olmazlarından var olan gelinlik ve damatlıklar var. Onları sıralamaya kalksak sayfalar sürebilir. Benim de en kocaman idealim her evlenme yıldönümünde farklı bir ülkeye gidip oranın geleneklerine yönelik nikah tazelemekti; ama bu hayalimi bir çeşitli gerçekleştiremedim. Bunu yapamadığım amaçlı hayıflanırken gelinlik ve damatlığın ne türlü meydana çıktığına takıldı aklım. Antropoloji ve halkbilime meraklı olduğum takdirde bu konuyla alakalı bir denetim yapmadım. Düş dünyamda dolaşırken aşağıdaki minik öykü meydana çıktı:

Binlerce sene öncesinde kişilerin minik kanatları varmış. Bu kanatlar ne uçmaya ne de okşamaya yararmış.Allah’nın insanlara verdiği bir süsmüş yalnızca . Kelebeklerin kanatları civarı rengarenkmiş. İnsanları kanatlarının renklerine yönelik isimlendirirlermiş. Düğün Töreni törenlerinde insanlar bu kanatlarına veda ederlermiş. Böylelikle bekarlar ve evliler kanatlarına bakılarak ayırt edilirmiş. Kanatsızlar evli, kanatlılar bekar… Dullar amaçlı ne varmış bilmiyorum. Neyse gelelim düğün töreni merasimine .

Ateş Vadisi tecrübe et surat metrelik minik bir geçit varmış. Davetiler bir ralli izlercesine bu geçidin üzerinde sokak süresince sıralanırmış. Gelinle damat bedene kayıp vermeyecek ama kanatları eritecek civarı hafif bir ateşin meydana geldiği bu vadiden ele ele geçerlermiş. On -on 5 dakikalık bu yürüyüş anında vadideki ısı onların kanatlarını eritirmiş. Esasında çok ateş vermeyen bu tören anında çekilen sorun evlenme esnasında çekilecek sorunları temsil ediyormuş. Gelinle damat bu yürüyüş anında birbirlerinin ellerini bırakırsa nikah geçersiz sayılıyormuş. Bu, onlar amaçlı son bir düşünme fırsatıymış belki de. Bu sorunlara katlanıp Ateş Vadisi’nden geçenlerin evlilikleri tescil ediliyormuş. Bu töreni terk edenlerin kanatlarının yarısı yanık kaldığı amaçlı şunlar toplumda itibar görmüyorlarmış.

İnsanlar onlarca sene bu ananesi sürdürmüşler. Gel zaman git zaman evlenme dışı ilişkiler artmış; insanlar evlenme müessesenini yok sayıp beraber yaşamaya başlamışlar. Üstelik evliler eşlerini aldatmaya başlamış. Topluluk bozulmuş, bilgili insanlar, toplumun ileri gelenleri bunu ne türlü çözeriz diye düşünmüşler. Evliliği reddeden insanlarla konuşup ” Niçin bunun gibi yapıyorsunuz ?” demişler. Aldıkları yanıt onları şaşırtmış: “Tören esnasında vadiden geçerken yaşayacağımız acıdan korkuyoruz.” Aylarca düşünmüşler ve çözümü bulmuşlar: Ateş Vadisi’den geçerken kanatların yanmaması amaçlı kanatlara bir kılıf takılmış. Bu kılıf öyle bir maddeden inşa edilmiş ki vadiden geçerken eriyormuş, böylelikle “kanat erimesi” ritüeli gerçekleşiyormuş. Ardından pek çok birey bu modayı benimsemiş, evlilikler çoğalmış , topluluk vareste. İşte gelinlikle damatlık o vakitten kalma bu sahteciliğin bir devamıymış. Her Geçen Zaman kişilerin kanatları evrim mi desem ne desem düşmüş; ama başlangıçta yalnızca kanatlara takılan bu kılıf yaratıcı kişilerin elinde süslenmiş kıyafetlere dönüşmüş. Peki evlenme müessesesi vareste mu? Niçin kurtulmamış? “Halkalı Köle”ler meydana çıkmış? Belki bir zaman de bunu ifade eden bir öykü yazarım.

damatlik-blog damatlık-secerken

tuxedo-damatlik-suitmen erkekbordo-gomlekleri